belkide ilk defa hiç bir anlam taşımadan kelimeleri yanyana dizicem..
bu sefer mesaj verme kaygım yok :(
mutluluk nedir .. nasııl mutlu olunur diye sorguladığın günlerden biriydi yine..
öyle saçma sapan sebeplerden dolayı mutsuz oluyordum ki ..
her zaman inanıyorum.. hepimiz sınavdayız .. her gün farklı sınavlar biliyorum...
bazen şükretmeyi unutuyorum onunda farkındayım ..
ama bir kaç gün önce daha iyi farkında vardım ...
şu deli gibi dolunun yağdığı gün.. sabah sabah söylenerek üstelik sınava geç kalarak okula gidiyorum .. birde kafamı delercesine yağn doluya rastlıyorum diye söylenerek başladım güne..
projemi teslim ettim eve geliyordm .. Ankarayda oturacak bi yer buldum,"hayret birşey düzgün oldu ters gitmedi " diye ekstradan söylenirken karşımda duran ufaklığı farkettim ...
22 yaşıma kadar gördüğüm en tatlı gülüşe sahip olan bebek .. annesi ve babası yanında .. ben onu sevmeye başlayana kadar zaten Beşevlerden Maltepe durağına kadar gelmiştik bile.. 7 aylıkmış.. o kadar sevimliydi ki .. alıp kaçırabilirdim bile.. ve bana o kadar güzel bakıyordu ki ... ben severken o gülümsüyordu sürekli ... sonra annesiyle konuşmaya başladık .. 7 aylıkmış .. Gaziantep'lilermiş ve buraya ufaklığın ameliyat olması için gelmişler.. hemde kalbinden.. bunu söylediği zaman beynimden vurulmuşa döndüm... suratımı düşürmemeye çalışarak kocaman gülümsedim ve "Allah acil şifalar versin" dedim.. Annesi de gülümsedi.. inerlerken ufaklık bana el salladı annesinin yardımıyla.. ben tekrar acil şifalar diledim ve yine kocaman gülümsedim ...
taaki onlar inene kadar.. indiklerinde dayanamadım .. eve gelene kadar ağladım .. evde ağladım.. anneme anlattım yine ağladım .. şu an bile ağlayabilirim ... aklıma geldikçe çok kötü oluyorum..
ben burda saçma sapan dertler yüzünden dünyanın sonu gelmişçesine kendimi üzebilirken.. ufacık bir bebek kalp ameliyatı olucak.. zaten doğduğu gibi dünyaya 1-0 yenik başlayacak..
koskocaman insanlar ameliyat olduktan sonra acılarına dayanamazken... ufaklık nasıl dayanacak ???
çok pişmanım.ismini ve soyisimini öğrenmedim çnkü .. sıhhıyede ki tüm hastaneleri dolaşırdım şimdi onun nasıl olduğunu öğrenmek için ...
gerçekten şükretmeyi unutuyoruz... Allahım sana binlerce şükür benim sağlığım ve ailemin sağlığı yerinde... başımızda dert yok ...
o ufaklık için aklıma geldikçe dua ediyorum.. umarım iyileşmiştir.. umarım yine gülüyordur herkese.. allah ailesinede sabır veriyordur umarım uğraşabilmeleri için ....
ufak şeyleri bırakıp etrafımıza bakmamız lazım...
o kadar çok dert var ki .. keşke sızlanmayı bir an önce bırakabilsem .. yoksa yakında kendimden gerçekten nefret edicem :(
ALLAH ACİL ŞİFALAR VERSİN SANA UFAKLIK....
29 Mart 2008 Cumartesi
Dua ediyorum :(
30 Ekim 2007 Salı
aşk mı kırmızı oje mi..
bir kaç gün önce ellerime ve ayaklarıma oje sürmeye karar verdim...
birden yıllar önce arkadaşımın verdiği tavsiye geldi aklıma..demiştiki...
""önce parlatıcı sür arkasından kırmızı oje sür yoksa silince izi kalıyor"""
mantıklı dedim... denemekte fayda olduğunu gördüm ... aldım parlatıcıyı elime bir güzel cila geçtim parmaklarıma özenle... böyle mi kalsa sadece parlatıcıyla da güzel oldu dedim...
yetinmedim... kaşındım.. devamını getirdim... kırmızı ojeyi taşırmamaya dikkat ederek bir güzel sürdüm.. başlarda müdahale ettim taşanlara.. sonra yoruldum.. taşarsa taşsın dedim.. uğraşamadım.... fena da olmamıştı aslında kırmızı ojemle mutluydum... bi süre kullandım... sıkıldım rengini değiştirsem mi dedim.. vazgeçtim...kullandım kullandım.. iyi durduğunu düşünürken.. soyulduğunu farkettim .. öyleyse silme vakti dedim kendime.. aldım elime asetonu... silmek sürmekten daha acı veriyordu farkındaydım... asetonun hoş kokusu gözlerimi bile yaşarttı zaman zaman... neyseki sildim zannettim .. ışıkları açtım... tırnak aralarımda kalan kırmızılıkları gördüm.. üzüldüm .. geçmemiş demek ki dedim... silmeye çalıştıkça canım yandı... kendimi hırpaladım.. aralarda kalanları zamana bıraktım.. nasılsa yıkandıkça çıkar dedim... bol bol aklıma geldikçe ellerimi yıkadım.. bugün tırnaklarıma baktım... kırmızı oje sürmüştüm bu tırnaklara bir ara dedim.. aslında çok fazla kırmızı ojem oldu diye içimden geçirdim...
artık ojemin rengini değiştirme vaktimin geldiğini hissettim :)
gittim kendimi çeşit çeşit ojeler aldım ...
zamanı gelince renk renk istediğini sürersin artık bu sen bilirsin dedim...
ve kendimi buna hazır hissettim :)
09 Ekim 2007 Salı
bir soru alınamayan cevap !?
üzgün olduğum günleride blok ders gibi ara vermeden yaşasam... Erken çıkma olasılığım olur mu acaba ?
04 Ekim 2007 Perşembe
----dibe vursam dip olsam----
Öyle çok dibe vurmak istiyorum ki … uzunca bir süre hiç çıkamamak …
Çekebileceğim acıların hepsini çekmek istiyorum … Canım öyle yansın ki nefes alamayayım .. nefes alamadıkça nasıl mücadele edebilceğimi öğreneyim…
her şeyin bittiğini düşüneyim mesela … sabahları ağlayarak uyanayım … geceleri ağlayarak uyuyayım .. hatta hiç gözüme uyku girmesin .. herkese gülümseyen yüzüm hüzün dolu olsun … Türkan Soray gibi ağlamaklı gözlerle bakayım herkese… neden mi ??
Hani derler ya gecenin en karanlık anı şafaktan hemen önceki andır diye …
işte bu yüzden …
Bu yüzden kendime acı çektirmek istiyorum .. Yaşayabileceğim en kötü anları yaşayayım ki sonunda bütün güzellikler beni bulsun … hep öyle olmuştur çünkü .. “ben bittim ” dediğim anlarda hayat bir sürü süprizler çıkarmıştır karşıma …
Hangisine yanayım bilemedim ki …
Gözümden bir damla yaş gelmemesine, uykularımın kaçmadığına yada düşününce içimin acımadığına mı sevinmeliyim ….yoksa … Hala safaktan önceki karanlığı yaşayamadığıma mi üzülmeliyim … karar veremedim !?!?Bende artık güneş doğsun istiyorum ..!
Gönderen orenbayan zaman: 01:49 6 yorum
Etiketler: dibe vursam dip olsam ..., hanife pehlivan
17 Ağustos 2007 Cuma
!! can sıkıntım geçtimi :o !!
- zayıfladığımıda varsayarsak...Japon yapıştırıcısyla kendimi duvara yapıştırıp sallandırabileceğimi düşünüyorum..İnanıyorumda aslında ..
- Bugünlerde tansiyonum çok düşük ..5 gün içinde yaptığım 12 ölçümde en yüksek 8e 4 çıktı ..Endişelenmiyor değilim..
- En büyük korkum 2 parmağımı birbirine yanlışlıkla japon yapıştırıcıyla yapıştırmak..Ayrılmazmış maazallah :o
- Yemek yapmayı öğrendikçe kendimi Avrupa Yakasında ki MAKBULE gibi hissediyorum..
- Aslında birinden intikam alıcaksan burnunun deliklerini japon yapıştırıcısıyla yapıştıracaksın.Allahından değil japon teknolojisinden bulsun şerrefsiz!!!
- Tvdeki bırrr reklamına uyuz oluyorum..Hele o 3 kız yok mu :S:S ıyyyyyyy :S
- Kavak yellerindeki efeye bayılıorum :D
- Küçükken babam uhuya,parfüme ve kolonyaya bağımlılığım var sanırdı..Bir ara hepsini yasaklamıştı..Kudurmayınca ben .. Yanıldığını anladı herhalde bir daha yasaklamadı..
- Stajım başlicak .. ilk defa bir sürü insanla tanışmaktan korkuorum..
- Açıköğretim sınavlarım başlicak..Annemin çalış diye bağırmasını bekliorum..inatla anlayışla karşılıor çalışmamamı..bende inat ettim o bağırıncaya kadar çalışmicam :D,
- sanılmasın yastayım yapyalnızım ..yoluma devam ederim kaldığım yerden...yalanlardan duvar ördüm göğsüme .... bi daha yara almam vurduğun yerden....
- Gripine hastayım .. bir gripin iki pinhani :)
- Bülent Ersoydan korkuorum..Aman evlerden ırak :S
- Japonlara ve böylesine kuvvetli yapıştırıcı yapmalarına fena halde takmış durumdayım.. :S
- Canım sıkılmıştı biraz saçmalamaya ihtiyacım vardı..iyi geldi :) Affedin beni :P
- Hoşçakalın efendim :P Japonlardan uzak durun :P
Gönderen orenbayan zaman: 08:12 8 yorum
Etiketler: can sıkıntısı, hanife pehlivan, ne yapsam ne yapsam bir hamak alıp sallansam kurtulur muyum bunalımdan hamakta sallansam ne kadar enteresan :D
04 Ağustos 2007 Cumartesi
ağlak yazılar yerine daha mutlu yazılarda birlikte olmak dileğimle :) :)
az kaldı yaz tatili biter ben sürekli internetime kavuşurum :)
pek az kaldıı peek :P
25 Haziran 2007 Pazartesi
VİDEONUN LANETİİİ !!!
nedir bu elektronikten çektiğim benim..
elime hangi elektronik geçse hepsini bozdum..
arkadaşlarım dostlarım size söylüorum bana emanet sakin elektronik eşyalarınızı bırakmayın :D
1568 parça şeklinde alırsınız söyleyeyim ..
en sonunda kabul ettim ..ablam hep eline geçen sağ çıkmıyor derdi.. artık kabullendim.... sonuna kadar haklısın...
yıllar önce tespit edilmişti aslında bu.. belki de videonun laneti başımdan gitmiyor..
şimdi şöyle oluyor efendim ...
ben küçükken parmaklarımı emermişim ...
küçüklüğüme inip sebebini bulabiliriz ama şimdi çok uzun sürer o :P
ne acı ojeler ne ilaçlar hiç biri etki etmemiş ..
annemde çaresini acı biber sürmekte bulmuş .. evet etkili olmuş ama ben yinede çözüm bulmuşum... <şimdi hikayenin başka bir tarafına bakalım > :P
bizim videomuz bozulmuş ... babam almış videoyu arkadaşına tamir etsin diye götürmüş..bir kaç gün sonra uğradığında ise adam babama hayret verici şeyler söylemiş..""abi sizin videoyu açtım ben ama içinden olmicak şeyler çıktı demiş ".. babam ne olduğunu sorduğunda ise tahmin ettiğiniz gibi ACI BİBER demiş :D ben annem parmağıma sürmesin diye biberleri alıp alıp videonun içine atmışım :D ilk bozduğum elektronik küçük sevimli videomuzdu .. bunun arkasından ablama hediye aldığım walkmanı bozdum .. ardından bir walkman daha bozdum .. ardından bir cd çalar bozdum .. ardından 3 gün önce almış olduğum mp3 çalarımın arka camını çatlattım ardından oda bozuldu zaten tamire gitti düzeldi ....sonra dururmuyum şimdi yine bozuk :(
çocuğum gibi baktığım bilgisayarımda bozuk F1 tuşuna basmadan açılmıo ...
bide bilgisayarımda benim gibi savaşmayı bilmiyor... bu aralar hepten yılgın oldu biraz zorladım mı 3 -5 programı birden çalıştırdığımda kitlenmiorda viiiuyyyyw diye bir ses çıkarıp kendi kendine kapanıyor :s tıpkı sahibi :S :D hemen kaçıyor herşeyden :D
neyse bozulanlara son olarakta fotoğraf makinası ekledik ....
ana kartı yanmış ve kırılmış fotoğraf makinamıda yaptırırsam tövbe edicem kendime elektronik alet almicam ..
allahım sen benim üzerimden bu pis elektiriği al.. videonun lanetini üzerimden kaldır...
artık elektroniklerle barışık bir insan olmak istiyorum..
lütfen ama lütfen lütfen :( :D :D
saygılar efendim :D
birazdan sony teknik servisine gidiyorum ..
bana şans dileyin :P :D
( bu seferde işin içine biraz cazibe katmayı düşünüorum :S
ben terbiyesiz değilim sadece öğrenciyim çok param yok benim :P :D )
Gönderen orenbayan zaman: 00:21 2 yorum
Etiketler: artık kurtulmak istiyorum :p, elektroniğin laneti, hanife, orenbayan
06 Haziran 2007 Çarşamba
şebnem ferahın gazıyla ...
29 Mayıs 2007 Salı
öyle uzak ki yerim......! :(
şimdi onu farkettim.....
napiiim.... sınav zamanları kendimi dahada bir boşlukta hissediyorum . :(
evimde olmak istiyorum.....
bende pazarları ailemle birlikte gezmek deniz kokusu almak istiyorum .... çok uzun zaman oldu görmeyeli annemi.. (anne kuzusuyum evet! )
babamla doyasıya muhabbet etmeyeli .... ablamla gezip tozmayı koyun koyuna uyumayı özledim... kendi işini kendin yap diyerek kavga etmeyi özledim.... ne vardı şimdi o fotoğrafları bana gönderecek.. ben zaten burda günümü gün edip eğlenmiorum ki .. !! :(
iki aydır bursa ankara arası yolculuk yapmadım ki :( keşke bu saatlerde babam beni terminalden karşılasaydı ... arabasına bindiğimde beni sorguya çekseydi bir güzel... dersler nasıl deseydi sonuna canın sağolsun kızım deseydi.... ben her telefon konuşmamızda babamın uzun konuşamamasının sebebini bilmiyorum sanki.... özledim seni derken sesinin titremesinin farkında değil miyim ?
özledim evimi .... huzurumu ...
oysaki bu sabah kalktığımda ne kadar mutluydum ...
hep mutsuzken mi yazılır... bugün hayatımın ne kadarda düzgün gittiğini mutlu olduğumu ...
ne çok sevdiğimi ve artık sevildiğimden adım gibi emin olduğumu yazıcaktım...karar vermiştim....yine olmadı..ağlak hanife ruhumu ve blogspot u ele geçirdi yine...
biliyorum ki bir kaç hafta sonunda bursada olucam bu sefer burda geride bıraktıklarımı özliycem...
ama şu an tek dileğim .. ablamla uyuyor olmaktı ... yada çeyrek film seyredip uyuyakalmak....
oda gelicek ... o günlerde.....
Öyle uzak ki yerim uzakları aşıyor
Bütün özlediklerim benden ayrı yaşıyor
Ya herşeyim ya hiçim sorma dünya nebiçim
Bir kördüğüm ki içim çözdükçe dolanıyor
.........................................................
10 Mayıs 2007 Perşembe
İLLA SEVDİM
DURMASININ ANLAMI YOK ARTIK YAZILANLARIN ..... !!!
bu kadar...
DAHA MUTLU YAZILARDA BULUŞMAK ÜZERE ....
!!!
Gözlerinin içine girdim başka alemler gözledim
Ben bunlarla övünmedim beklemedim illa
Beklemedim illa beklemedim sevdim
Gölgelemedim bağını bahçesini
Günü güneşi örtmedim
Yapılanlar söylenmezki her zaman
Sömürmedim illa sömürmedim illa
Sömürmedim sevdim
Yüreğine kulak verdim nefes aldı ben dinledim
Duyduklarım anlatılmaz sır vermedim illa
Sır vermedim illa sır vermedim sevdim
Gölgelemedim bağını bahçesini
Günü güneşi örtmedim
Verilenler istenmezki her zaman
dilenmedim illa dilenmedim illa
Dilenmedim sevdim
İlla illa illa illa
İlla illa illa illa illa sevdim
Herşeye rağmen .....
İLLA SEVDİM !!!!!
09 Mayıs 2007 Çarşamba
şarkı yazmak....
ne kadar garip duygu...
çok merak ediyorum hangi duygular o muhteşem sözleri akıllara getirir ki ???
ben neden yazamıorum...
ben o kadar açı çekmedim mi ki ?
hiç mi üzülmedim ?
bazen ciddi anlamda kahroluyorum bu sözler neden benim aklıma gelmedi diye ?
yok hayır psikopat değilim..:p
yada bana hiç şarkı yazılmadı .. onu mu kıskanıorum acaba :p
düşünüorum işte diorum bu şarkıyı ben yazmalıydım ..
bende yaşadım bunları.... neden olmuyor öyleyse...
olsun aslında çokta dert değil.. birileri benim yerime konuşşun benim yerime şarkılar yazsın yeter... çok canım sıkıldığında şarkılar söylebileyim içimdekileri anlatabilen.. derdimi ritimle anlatabileyim ..yeter ...
hiç şarkısız kalmamak dileğiyle ...
bitiyor yazım ve şu an dinlediğim şarkıyla ....
Nasıl zor şimdi......Tanışmak başka biriyle
Yeniden kurmak ......O devrilen cümleleri
Anlatmak kendini.....İlk kez anlatır gibi
Dinlemek her şeyi.....Unutması zor olsun diye...
Sevdiğim film hangisi.......En sevdiğim şarkı şiir şair
Yazar çizer siler bozar zamanın silgisi
Silse yine iyi...Tükenmiş bir kalem inadında...Kalır izi
Sen boşversen boş vermez beni
Nasıl şimdi zor
Asıl şimdi zor
08 Şubat 2007 Perşembe
kötü olmak seni geri getirir mi ?
çok uzun zamandır aklımı kurcalayan birşey var..
neden insanlar zor olanın peşinden koştururlar ki..
kendimce bu sorunun cevabını bulmaya çalışıorum aylardır.
çok basit örnekler vericem .
1- birilerine iyilik yaparsın karşılıksız. yaparsın yaparsın.. ama yanında olmak istediği insan ona insanlığını bile hissettirmeyendir..
2- hayatta da öyle değil midir.. asık suratlı insanlar daha çok sevilir..korku mu yoksa yaranma duygusu mu acaba bunları yaptıran ???
3- komik bir örnek olacak ama doğru ne yazık ki :)msnde bile 'çok müsait konuşmak için' yazsam kim sallar ki ??:) tam aksine meşgul olunca yazılanlar aklıma geliyor da ....
4- ilişkileri taktik oyununa çevirmek.. küssen darılsan .. okadar kıymet bilirsin ki.ama anlayışlı olsan .. nasılsa anlar diip çok kadar canını yakarlar:( yakıyorlar da..
bir şarkı sözü geldi aklıma ... KÖTÜ OLMAK SENİ GERİ GETİRİR Mİ ACABA? çok daha anlamlı geldi kulağıma şimdi...
ama kararım karar.. bundan sonra sevgilimle arkadaşlarımla yada ailemle hiçbirşeyi taktik savaşına çevirmiycem.. ASLA.. herkesle kartlarımı açık oynuyacağım.. ve beni bu şekilde üzenlerede izin vermeyeceğim ..
insanız herkese insan gibi davranmalı .. saman altından su yürütmek.. ne yazıkki çok itici...
yapılan iyiliklerin kıymetini bilin kızdırmayın beni :P :P
artık hayatı tanı..
.
yavas yavas ögreniyoruz gercekleri ..
zaman herkese esit davranmiyor..
şimdi...
..hayati tanima zamani...
.
.....
........

